Rüya gibi bir Portekiz gezisi: Bölüm 6 – Sintra
17/01/2020Rüya gibi bir Portekiz gezisi: Bölüm 8 – Algarve Bölgesi
30/01/2020Cabo da Roca
Füsun Erdoğanlar Bengisu yazdı.
Haydi şimdi de Avrupa Kıtasının en batı ucuna gidelim hep birlikte. Capo Da Roca ya da Focinho Da Rosa, Türkçesi ile Roca Burnu denize doğru uzanan 144 metre yüksekliğinde dar granit uçurumlardan oluşan dağlık bir burun. Romalılar tarafından “Promontorium Magnum” yani “Muhteşem Zirve” denilen bu burun Sintra Dağlarının batı ucunu oluşturuyor.
Pena Sarayı turunu aldığımız Yellow Bus firmasının son durağı bu burun. Bize göre en fotojenik kısmı. Roca Burnu, 1772 yılında işletmeye açılmış kırmızı kuleli bir deniz feneri binası, yürüme yolları, seyir terasları, haç şeklinde bir anıt ve bu anıtın üstündeki taş plakadan oluşuyor.
Taş plakaya bölgenin enlem ve boylamı ile ünlü Portekizli şair Luís Vaz de Camões’tan Roca Burnu ile ilgili bir yorumun yer aldığı yazı işlenmiş:
“Aqui … Onde a terra se acaba e o mar começa” (Camões)
Burası… Toprağın bittiği ve denizin başladığı yer.
Luís Vaz de Camões kimdir derseniz kendisi çoğunlukla Homeros, Vergilius ve Dante ile karşılaştırılan ünlü bir Portekiz şairi. Portekizce ve İspanyolca lirik şiirler ve dram yazan bu şairin en bilinen ve en iyi tanınan epik eseri “Os Lusíadas”. Bir de fotoğrafını koyayım ki sizin için havada kalmasın bu şair…
Anıtın üstündeki taş plakada Avrupa’nın en batı ucundaki bu burnun enlem ve boylamı da yazılmış:
CAMARA MUNICIPAL DE SINTRA
1979
LATITUDE: 38° 47 NORTE
LONGITUDE: 9° 30 OESTE
ALTITUDE: 140° ACIMA DO NÍVEL
MÉDİO DAS ÁGUAS
Bölge oldukça rüzgarlı, vahşi okyanus dalgaları sürekli olarak kıyıları dövüyor, rüzgar saçlarınızı savuruyor. Uçurumlardan rahatça dolaşılabilmesi için yürüme yolları ve seyir terasları yapılmış. Tur rehberinin dediğine göre, bazen öyle bir rüzgar oluyormuş ki; gezinmek imkansız hale geliyormuş. Kimi zaman da sis basıyormuş bölgeyi. Biz şanslıydık. Rüzgar makul seviyedeydi ve hava da güzel fotoğraf kareleri için çok uygundu.
Portekiz’in batı kıyısındaki kumlu plajlar ile kayalık uçurumlardan oluşan ve denize doğru uzanan dağlık bir kara parçası olan Roca Burnu, Sintra Cascais Doğal Parkı içinde olup, Lizbon’nun 42 km batısı ile Sintra’nın 18 km güneybatısında yer almaktadır. Cabo da Roca etrafındaki uçurumlar 100 metreden yüksektir. O nedenle yükseklik korkusu olanların temkinli yaklaşması gereken bir alan burası. Sert rüzgar bölgedeki kaya formlarını şekillendirmiş ve böylece sarp kayalıkların arasında hendekler ve küçük plajlar ortaya çıkmıştır.
Roca Burnundaki bitki örtüsünün büyük kısmı deniz seviyesine yakın tuzlu suya ve rüzgara karşı kendini adapte edebilmiş türlerdir. Bir zamanlar birçok bitki türüne ev sahipliği yapan bu bölge yaklaşık 30 yıl önce bir lokal bahçeden kaçan Carpobrotus edulis adlı yayılmacı sürüngen bir bitkinin istilasına uğramış. Türkçede makasotu, mezarlıkotu ya da katır tırnağı olarak ta bilinen bu saldırgan tür yerel bitkileri boğarak yok etmiş. Bu nedenle şu anda ekilebilir arazilerin çoğunu ve burnun düzlüklerini kaplamış durumdaymış
Bu bölge kuşların göç yolu üzerinde olduğundan aynı zamanda göçmen kuşların geçici uğrak noktası konumunda. Her an kısa süreli olarak uçurumlara veya korunaklı kaya oyuklarına tünemiş göçmen kuşları veya deniz kuşlarını görmeniz mümkün. Bu canlılar sert rüzgarlı coğrafyaya ilginç renkler katıyorlar. Kuş gözlemcileri için cennet gibi bir alan anlayacağınız.
Farol do Cabo da Roca adlı kırmızı kuleli deniz feneri 22 metre yüksekliğinde bir yapı ve Atlantik Okyanusundan da 165 metre yüksekte yer alıyor. Fenerin yapımına 1758 yılında ülke genelinde altı stratejik noktaya yol gösterici olarak deniz feneri yapılması emri ile başlanmış. 1772 yılında çalışmaya başlayan bu fener Portekiz kıyılarının en eski üçüncü feneri imiş. Aynı zamanda bu bina gerçek anlamda deniz feneri olarak kullanılma amacı ile yapılmış ilk bina imiş çünkü diğerleri ya var olan bir platforma yada işaret kulesine inşa edilmiş yapılarmış. Bugün sadece yol gösterici konumda olsa da, kayıtlara göre Farol do Cabo da Roca 17. yüzyılda özellikle yarımada savaşları döneminde bölge savunmasında kritik bir rol üstlenmiş.
Yapının mimarisine göz atacak olursak; taş binanın beyaz kare kulesinde bir balkon yer almaktadır. Kırmızı deniz feneri ise, fener bekçisinin tek katlı evi üzerinde yükselmektedir. Yapı kompleksi ana kule yanındaki dokuz binadan oluşmaktadır. Önceleri bakım, depolama ve asetilen üretimi için büyük bir ekip çalışırken, öğrendiğimize göre şu anda sadece üç fener bekçisi Cabo Burnu ile Ericeira arasındaki iletişimi sağlamak için çalışıyormuş.
Bina elektrik, sinyal ve siren konuları nedeni ile 1843, 1865, 1897, 1917 yıllarında restore edilmiş. 1917 yılındaki restorasyonda yeni lamba sistemi için asetilen gazı üretecek bir bina inşa edilmiş. 1932, 1937 yıllarında yine benzer konularda tadilat olmuş. 1940 yıllarında arazi şehir suyuna ve kanalizasyon sistemine kavuşmuş. 1956, 1980, 1990 yıllarında yeni tadilatlar olmuş. 1990 yılında deniz feneri otomasyona girmiş ve asetilen üretimi kalkmış. 2000 yılında da elektrikli sirene son verilmiş. Bir sonraki yıl da radyo sistemi devre dışı bırakılmış. (Tüm bilgiler Wikipedi ve Britannica’dan derlenmiştir.)
Roca Burnundaki deniz fenerinin küçük bir kahve evi ve limitli ürünler içeren hediyelik eşya dükkanından oluşan izole bir atmosferi var. En büyük kozu sert rüzgarların tahrip ettiği dramatik doğası ve Avrupa’nın en batı ucunda yer alması. Günbatımı için anılarınızı zenginleştirecek müthiş bir nokta.
İyi geziler dilerim size.
Füsun Erdoğanlar Bengisu
Lizbon’da konaklamayı düşünecek olursanız, otel seçenekleri için bencetatil.com olarak bizim en çok tercih ettiğimiz online rezervasyon sitesi Booking.com‘u inceleyebilirsiniz…
Dokuz Eylül Üniversitesi Mimarlık Fakültesinden Yüksek Lisans diploması almış, özel sektörde çalışan, seyahate ve fotoğrafçılığa tutkun bir mimarım. İzmir Ekonomi Üniversitesinde profesör olan eşimin de benzer zevkleri paylaşması nedeniyle, dünya kazan biz kepçe geziyorduk ki; bu keyifli günler 2020 yılı başında Covid-19 fırtınasının tüm dünyayı sarması ile sekteye uğradı. Tüm dünya gibi biz de etkilendik. Şu anda havaalanlarının çalışmaya başlamasını ve virüsün kaybolmasını dört gözle bekliyoruz. Yıllar sonra bu cümleye baktığımızda eminim hem ben hem de siz dünyayı bu derece ters yüz eden olaya çok şaşıracağız.
2014 yılında bir anda yolumuz dünya tatlısı bir çift olan Dilek ve Hür Tavaşoğlu ile kesişti. Onların teşviki ile Bencetatil.com sitesinde gezi yazıları yazmaya başladım. İnanılmaz da keyif aldım. Tipik bir Başak burcu olduğum için oldukça detaycıyım. Gezdiğim yerler ile ilgili daha sonra yabancı kaynaklardan güvenilir bilgiler bulup, bunu yazılarıma aktarıyorum. İnceleme ve araştırma ruhum sınır tanımıyor anlayacağınız.
Fiziksel ve maddi olarak imkanlarımız el verdiği ölçüde bencetatil.com ile serüvenlerimize devam edeceğiz. Umarım yazılarımdan siz de benim kadar keyif alıyorsunuzdur.