Astypalea: Kelebek gibi bir Yunan Adası

Kuzey İtalya: Garda Gölü Seyahat Notları

19/06/2026

Kuzey İtalya: Garda Gölü Seyahat Notları

19/06/2026

Zamanın Yavaş Aktığı Ada: Astypalea Gezi Notları

Ege Denizi’nin ortasında bir kelebek var ve bu kelebeğin adı ASTYPALEA.

Astypalea Adası

Kelebek gibi olmasının sebebi, adanın coğrafi şeklinin bir kelebeğe benzemesinin yanında, her ne kadar Dodecanese (Oniki Adalar) grubunda yer alsa da, Astypalea’nın mimari yapısının Cyclad (Kiklad) grubuna daha yakın olması. Bu da şu demek oluyor: Astypalea, sanki küçük Santorini ve Patmos 😊

Astypalea

Sakin sessiz farklı bir Yunan Adası deneyimi olsun diyenler için güzel bir seçenek Astypalea. Biz her yıl tatillerimize farklı bir Yunan Adası keşfi de eklediğimiz için bu sefer biraz daha uzağa uzanalım diyerek, bu yaz için bir süredir merak ettiğimiz Astypalea Adasını gezi planlarımıza dahil ettik.

Adaya ulaşım bizim gibi uzaktan gelenler için biraz zahmetli. Önce Bodrum’a gidip, Bodrum’dan Kos Adası’na geçip, oradan başka bir feribot ile aktarma yapıp, Astypalea Adası’na geçmek gerekiyor. Zahmetli dememin sebebi, yolculuğun biraz uzun sürmesi ve adaya her gün kalkan feribot olmaması. Bu yüzden gitmeden önce mutlaka feribot tarih ve saatlerini kontrol etmek gerekiyor.

Biz tatilimizi üç gün Astypalea’da kalmak, Astypalea’dan sonra Kos üzerinden Bodrum’a dönmek yerine Leros’a geçip, daha önce sakinliğini sevdiğimiz bu adada da iki gün daha geçirip, Leros üzerinden Bodrum’a dönmek üzere planladık.

Astypalea
Chora, Astypalea

Adaya adım attığınızda dikkatinizi çeken ilk şey (hatta tek şey) en tepede konumlanmış Kale ve kalenin eteklerinde kurulmuş şehir! Hepsi bu kadar 😊 Ama tabii sokaklar arasında gezmeye başladığınızda, o beyaz kireç badanalı evlerin arasındaki dar sokaklarda gördüğümüz ahşap balkonlar, kemerli geçitler ve Venedik izleri taşıyan detaylar adanın kendine özgü kimliğini ortaya koyuyor ve insanı hayran bırakıyor. Dar taş sokaklar birbiri içine geçiyor; bazı Yunan adalarında da gördüğümüz bu labirent düzeni, geçmişte korsan saldırılarına karşı bir savunma sistemi olarak tasarlanmış. Evlerin birbirine bitişik inşa edilmesi de bunun bir parçasıymış.

Bembeyaz duvarlar güneş ışığını yansıttığı için sokaklarda yürürken bunaltıcı bir sıcaklık hissetmiyoruz. Hatta ada aşırı rüzgarlı bir ada ve nem oranı sıfır. Mavi kapılar ve pencereler, saksılardan taşan begonviller ve sardunyalarla birleşince, her köşede fotoğraf çekmek istiyor insan.

Basamaklı yokuşu takip ederek yukarı çıktıkça tepedeki Querini Kalesi’ne ulaşılıyor. Astypalea’nın simgesi olan Querini Kalesi, Chora’nın en yüksek noktasında. Kale, 13. yüzyılın sonlarında veya 14. yüzyılın başlarında adayı yöneten Venedikli Querini ailesi tarafından korsan saldırılarına ve Ege’deki deniz tehditlerine karşı savunma amacıyla inşa edilmiş. Stratejik konumu sayesinde limanı ve çevredeki deniz yollarını kontrol ederek; yüzyıllar boyunca da adanın güvenliğinde önemli bir rol üstlenmiş.

Querini Kalesi Chora, Astypalea
Querini Kalesi Chora, Astypalea
Querini Kalesi Chora, Astypalea

Kalenin kalın taş surlarının içinde zamanla küçük bir yerleşim olmuş. Geçmişte ada halkı, saldırı dönemlerinde bu surların içine sığınıyormuş. Günümüzde ise surların arasında Panagia tou Kastrou ve Agios Georgios kiliseleri bulunuyor. Özellikle beyaz badanalı Panagia tou Kastrou Kilisesi, taş surlarla birlikte etkileyici bir görüntü oluşturuyor. Kalenin içinde küçük hatta minik denilecek bir etnografya müzesi var.

Kaleden manzara Chora, Astypalea
Chora, Astypalea

Adada tavernalar, kafeler, bakkala benzer süpermarketler, kiralık evler, pansiyonlar, hediyelik eşya dükkanları, plajlar, bir tane fırın, iki okul, gümrük muhafaza, bir sağlık ocağı ve bir de havalimanı var. Bu arada adaların hepsinin Atina ile bağlantısını sağlayan direkt uçuşları olan havalimanları var. Astypalea’dan Atina 50 dakika sürüyormuş. Adada yaz kış yaşayanlar var ve kışın nüfusun 1000 kişi civarında olduğunu söylediler.

Pera Gialos, Liman, Astypalea
Pera Gialos, Liman, Astypalea

Tüm yerleşim Chora’da olduğu için adanın diğer tarafına gitmedik. Zaten yine yerel halka sorduğumuzda gitmemize gerek olmadığını orada sadece birkaç ev ve plaj olduğunu söylediler. Livadi’ye gitmek isteyenler için çok sık otobüs hareket ediyor.

Ada civarında plajlar şezlonglu, ağaç gölgeli, yakınında kafe bulunan ve tamamen bakir olan plajlar diye ikiye ayrılmış.

Saint Konstantinos, Kaminakia, Steno, Vatses, Pera Gialos tesisli ve şezlonglu olanlarken; Plakes, Agios Ioannis, Tzanaki, Blue Limanaki ve Panormos bakir olan plajlar.

Biz adada araba kiralamadık, her şey elimizin altında olsun dedik ve yüzmek için de evden çıkınca yürüyerek sadece iki dakikada ulaştığımız Pera Gialos adlı plajı seçtik.

Pera Gialos Plajı, Astypalea
Pera Gialos Plajı, Astypalea
Pera Gialos Plajı, Astypalea
Pera Gialos Plajı, Astypalea

Chora

Adada bulunduğumuz üç akşam boyunca gün batımına yakın Chora’ya çıktık hep. Chora’ya yürüyerek çıktığınızda sizi ilk karşılayan şey adanın simgesi hâline gelen yel değirmenleri. Querini Kalesi’nin hemen yanında, sırt boyunca yan yana dizilen bembeyaz değirmenler gün batımının ışıklarıyla çok güzel görünüyor. O saatlerde hem hava serinlemiş, hem de manzara bambaşka bir güzelliğe bürünmüş oluyor. Tabii rüzgar olanca hızı ile esmeye devam ediyor. Bu yel değirmenleri neden burada anlamak hiç zor değil 😊

Chora, Astypalea
Chora, Astypalea
 Tarihi değirmenler Chora, Astypalea

Bugün sekiz değirmen ayakta kalmayı başarmış. Geçmişte ise adada yetiştirilen buğday ve arpa gibi tahıllar bu değirmenlerde öğütülüyor, rüzgârının gücüyle dönen kanatlar ada halkının un ihtiyacını karşılıyormuş. Artık çalışmasalar da Astypalea’nın geçmişini yaşatmaya devam ediyorlar.

Chora, Astypalea

İlk olarak müzeye dönüştürülen değirmeni gezdik. İçeride eski değirmen taşlarını, ahşap dişli sistemini ve tahılın una dönüşmesini sağlayan mekanizmaları anlatan panolar vardı. Küçük bir yapı olmasına rağmen adanın geçmişteki yaşamı hakkında güzel bilgiler veriyordu.

Hemen yanındaki değirmen ise kütüphane olarak düzenlenmişti. Tarihi taş duvarların arasında kitap rafları çok hoştu. Geleneksel bir yapının kültürel bir mekân olarak kullanılmaya devam etmesi gerçekten hoşumuza gitti.

Chora, Astypalea

Değirmenlerin bulunduğu noktadan Chora’nın beyaz evlerini, dar sokaklarını ve masmavi Ege Denizi’ni uzun süre seyrettik. Arkamızda yükselen Querini Kalesi, önümüzde uzanan deniz ve gün batımının oluşturduğu renkler unutulmaz bir manzara oluşturuyordu.

Kastro Taverna’dan manzara – Chora, Astypalea
Kastro Bar’dan Kale manzarası harika – Chora, Astypalea
Kastro, Chora, Astypalea

Kastro adlı mekan, gün batımını izlemek için en güzel noktalardan birinde bulunan bu küçük ve samimi mekân. Biz de akşam oturup manzaranın tadını çıkardık. Beyaz badanalı taş duvarları, sade Ege dekorasyonu ve sıcak atmosferiyle bizi uçuracak kadar esen rüzgarına rağmen çok keyifli. Astypalea’nın geleneksel mimarisine uyumlu olarak tasarlanan işletme, özellikle gün batımında hem Querini Kalesi’ni, hem de Chora’nın beyaz evlerini aynı anda görebileceğiniz harika bir konuma sahip. Menüsünde Yunan mutfağının sevilen lezzetleri, taze deniz ürünleri ve yerel mezeler yer alıyor. Bizim için lezzetli yemeklerinden çok, sunduğu huzurlu ortam ve manzarasıyla unutulmaz bir durak oldu.

Bu yolculuk boyunca adanın tarihi sokaklarını keşfettik, eşsiz manzaralarına tanıklık ettik, yerel lezzetlerin tattık ve Astypalea’nın kendine has ruhunu hissettik. Eğer kalabalıklardan uzak, tarihi, doğayı ve Ege’nin dinginliğini bir arada yaşayabileceğiniz bir rota arıyorsanız, Astypalea listenizde mutlaka yer almalı. Biz bu adadan unutulmaz anılar ve tekrar dönme isteğiyle ayrılırken, bir sonraki keşif rotasında yeniden buluşmak dileğiyle…

Marmara Üniversitesi Eğitim Fakültesi İngilizce Öğretmenliği Bölümü mezunu. Halen İngilizce öğretmeni olarak görev yapmakta. Çocukluğunda başlayıp bugüne kadar sürdürdüğü dünyanın dört bir yanından edindiği mektup arkadaşlıkları, seyahat belgesellerine ve tarihe olan ilgisi, farklı kültürleri öğrenme isteği yıllar geçtikçe artmış, bu hem İngilizce öğrenmesine hem de seyahat etmesine katkı sunmuştur. Öğretmenlik mesleğinin tatil imkanları ve aynı ilgi alanlarını paylaştığı tarih öğretmeni olan eşi sayesinde tam zamanlı öğretmen, yarı zamanlı gezgindir. Hobileri arasında doğa fotoğrafçılığı, kamp kurmak, trekking yapmak, çiçek yetiştirmek, kitap okumak ve gezi yazısı yazmak gelmektedir.

Paylaşmak ister misiniz?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir