
Kuzey Fransa, Normandiya ve Bretanya
10/02/2026
Ortisei (St. Ulrich): Dolomitler’in İhtişamlı Kapısı
Val Gardena’nın kalbi olan Ortisei, sadece bir kasaba değil, aynı zamanda ahşap oymacılığı geleneğinin merkezi. Etrafınızı saran devasa Dolomit zirveleri, kasabanın pastel tonlardaki binalarıyla birleşince ortaya kartpostal gibi görüntüler çıkıyor. Modern teleferikleri ve lüks ama samimi dağ evi (chalet) tarzıyla, bölgenin en şık kayak duraklarından biri burası.
Ortisei – Gezilecek Yerler listemiz de şu şekilde:
- Seceda: Teleferikle ulaşılan Seceda, Dolomitler’in en etkileyici panoramik manzaralarından birini sunuyor. Sivri kaya sırtları ve geniş çayırlarıyla bölgenin en ikonik noktalarından biri.
- Alpe di Siusi: Avrupa’nın en geniş yüksek rakımlı çayırlarından biri. Yazın yürüyüş ve bisiklet rotaları, kışın ise kayak pistleriyle çok popüler.
- St. Ulrich Parish Church: Şehrin merkezindeki bu kilise zarif mimarisi ve freskleriyle dikkat çekiyor. Ortisei’nin tarihi dokusunu hissetmek için güzel bir durak.
- Val Gardena Museum: Bölgenin Ladin kültürünü, geleneksel ahşap oymacılığını ve Dolomitler’in tarihini anlatan küçük ama ilginç bir müze.
- Ortisei Pedestrian Zone: Renkli Alp evleri, butik mağazalar ve kafelerle dolu keyifli bir yürüyüş alanı. Ortisei’nin sıcak ve canlı atmosferini en iyi hissedebileceğiniz yer.













Bu bölgeye kadar gelmişken Val Gardena bölgesindeki Dolomit Dağlarını görmek için kısa bir araba yolculuğu yaptık. Tam istediğimiz açıyı yakalayamasak da o dik kayalıkları görmüş olduk.



Biz karlarla kaplı en muhteşem halini göremedik ama siz karlı bir dönemde giderseniz bembeyaz hali daha masalsı olur.
Bakın benim aslında görmek istediğim hali şöyleydi 👇👇👇
Vipiteno (Sterzing): Kuzeyin Işıltılı Sınırı
İtalya’nın en kuzeyindeki şehirlerden biri olan Vipiteno, simgesi olan “On İki Kulesi” (Torre delle Dodici) ile sizi karşılıyor. Rengarenk cıvıl cıvıl binaları ve kışın kurulan yerel pazar tezgahlarıyla, kendinizi bir Orta Avrupa masalının içinde hissettiriyor. Alp Dağlarının sert rüzgarına inat, sokaklardaki sıcak şarap kokusu insanın içini ısıtmaya yetiyor.
Vipiteno – Gezilecek Yerler şöyle özetlenebilir:
- Piazza Città (Stadtplatz): Pastel renkli tarihi evlerle çevrili şehir meydanı Vipiteno’nun en fotojenik noktası. Küçük kafeler ve restoranlar meydanın atmosferini tamamlıyor.
- Torre delle Dodici (Zwölferturm – Tower of the Twelve): 15. yüzyıldan kalma bu saat kulesi şehrin simgesi. Eski şehri ikiye ayıran bu kule, Vipiteno’nun en tanınan yapılarından biri.
- Santa Croce Church (Heiliggeistkirche): Gotik tarzda inşa edilmiş küçük ama etkileyici bir kilise. İç mekândaki freskler ve detaylı ahşap işçiliği dikkat çekiyor.
- Reifenstein Castle: Vipiteno yakınlarında bulunan iyi korunmuş Orta Çağ kalesi. Rehberli turlarla kalenin tarihi odalarını ve savunma yapısını görmek mümkün.
- Monte Cavallo (Rosskopf): Teleferikle ulaşılan dağ bölgesi hem yaz hem kış popüler. Yazın yürüyüş rotaları, kışın ise kayak pistleriyle biliniyor.











Merano (Meran): Termal Suların ve Bahçelerin Şehri
Avusturya İmparatoriçesi Sissi’nin de favorisi olan Merano, Alpler’in eteğinde olmasına rağmen kendine has iklimi ile palmiyelerin ve kaktüslerin yetiştiği bir vaha. Termal suları, nehir kenarındaki yürüyüş yolları (Passirio) ve görkemli termal otelleriyle Merano, gezinin en dinlendirici ve aristokrat ruhlu noktasıydı.
Merano – Gezilecek Yerler şu şekilde:
- Trauttmansdorff Castle Gardens: Farklı iklimlerden bitkilerin bulunduğu geniş botanik bahçeleriyle ve de muhteşem Alp manzaraları sayesinde Merano’nun en etkileyici gezi noktalarından biri burası.
- Merano Thermal Baths: Modern mimarisiyle dikkat çeken termal spa kompleksi iç ve dış havuzlarıyla özellikle yürüyüş sonrası dinlenmek için ideal bir durak.
- Tappeinerweg: Şehrin yukarısından geçen bu panoramik yolda, Merano ve çevredeki dağ manzaralarını izleyerek keyifli bir yürüyüş yapmak mümkün.
- Kurhaus Merano: Belle Époque döneminden kalma zarif bir yapı. Konserler ve etkinliklere ev sahipliği yapan bina aynı zamanda şehrin simgelerinden biri.
- Merano Laubengasse: Orta Çağ’dan kalma kemerli geçitleriyle ünlü tarihi alışveriş caddesi. Küçük dükkânlar, kafeler ve yerel ürünler satan mağazalarla dolu.






























Güney Tirol Bölgesinde Ne Yenir?
Güney Tirol mutfağı, İtalya ile Avusturya-Alp kültürünün birleştiği özgün bir mutfaktır. Alp dağlarının etkisiyle yemekler genellikle doyurucu, sade ve yerel ürünlere dayanır. İtalyan mutfağından pizza ve makarna çeşitleri, zeytinyağı ve Akdeniz dokunuşları görülür.
Bu yüzden bölgede hem Tirol tarzı köy yemeklerini, hem de klasik İtalyan lezzetlerini bir arada bulmak mümkündür.
Bölgenin öne çıkan lezzetlerinden bazıları:
- Speck – Hafif tütsülenmiş ve baharatlı yerel jambon.
- Canederli (Knödel) – Ekmek ve peynirle hazırlanan Tirol tarzı köfteler.
- Schlutzkrapfen – Ispanak ve ricotta dolgulu yerel makarna.
- Apfelstrudel – Elmalı strudel, Alp bölgesinin klasik tatlılarından biri.
- Kaiserschmarrn – Pudra şekeri ve meyve sosuyla servis edilen parçalanmış pankek.
- Bratwurst – Izgara Alman sosisi – özellikle Noel pazarlarında çok yaygın.
- Pretzel – Tuzlu Alman çöreği – bira veya sıcak içeceklerle sık tüketiliyor.
Tabii ki Noel pazarlarının olmazsa olmazı karanfil, tarçın ve portakalla demlenmiş sıcak şarap (Vin Brulé), Alpler’in dondurucu soğuğunda ellerinizi ve içinizi ısıtacak en güzel eşlikçi oluyor.
Son Söz: Karlar Altında Bir Parça Huzur
Güney Tirol’de geçirdiğimiz bu bir hafta, bize sadece yeni yerler görmenin ötesinde, zamanın biraz daha yavaş aktığı, geleneklerin doğayla iç içe geçtiği bambaşka bir dünyanın kapılarını araladı. Bolzano’nun hareketli meydanlarından Dolomitler’in sessiz ve heybetli zirvelerine kadar her durakta farklı bir hikaye biriktirdik.
Eve dönerken yanımızda sadece telefonumuzu dolduran yüzlerce fotoğraf değil; burnumuzda tarçınlı karanfilli sıcak şarap kokusu, zihnimizde ise Güney Tirol’ün huzur veren manzaralarının görüntüsü vardı.
Gerçi güneşli bir kış tatili geçirmemize rağmen dönüşte biraz kar şoku yaşadık yolda ama neyse ki sağ salim Belgrad’a varıp, orada bir gece konaklayıp, dinlendik. Ertesi günkü yolculuk daha rahat geçti ve günün sonunda İstanbul’a evimize vardık.



Arabayla bu kadar yol gitmek elbette ki zor ve yorucu olabiliyor ama yolda da çok anı biriktiriyor, çok macera yaşıyorsunuz ve biz onu galiba çok seviyoruz.
Eğer siz de tarihin, gastronominin ve eşsiz Alp doğasının buluştuğu bir masalın kahramanı olmak isterseniz, rotanızı bir kış vakti mutlaka bu “çift ruhlu” topraklara çevirin ve İtalya’nın Güney Tirol bölgesini ziyaret edin. Alpler’in serin havası ve insanların sıcak gülümsemesi sizi bekliyor olacak.
İstanbul Üniversitesi İngiliz Filolojisi mezunu. İstanbul Teknik Üniversitesi Yabancı Diller Yüksek Okulu Okutmanı. Öğretmenlik, çevirmenlik, editörlük, yazarlık hepsi denendi ama tabii yetmedi, sürekli yeni ve farklı bir şey yapma arzusu ile ortaya karışık aktiviteler eklendi. Tiyatro kurslarına gitmeler, dublaj dersi almalar, falan filan. Belki de Yay burcu olması nedeniyle haddinden fazla meraklı ve kesinlikle her türlü makul sınırın çok ötesinde gezip tozma, keşfetme delisi. Kendisi gibi gezgin ruhlu Hür Tavaşoğlu ile evli. Evli ama çocuksuz : ) "Bence tatil bana özel, biraz değişik, biraz da sürprizli olmalı" diyerek başladığı ve gezilerini anlattığı “Bence Tatil” sitesi Hürriyet Gazetesinin 2013 Bumerang Blog/Websitesi Yarışmasında birinci oldu. Öğretme ve anlatma meraklısı olduğu için her konuda ille de söyleyecek birşeyi var. O yüzden de bu sitede kendisinden sadece gezi yazıları değil, kah kitap yorumu, kah film veya dizi tavsiyesi de bulabilirsiniz, şaşırmayın.

































































































































































































































































































